17 Aralık 2008 Çarşamba

Bir Söz Bu Kadar Kesilmez




Bugün bir acık oturum izledim KEMAL KILIÇDAROĞLU VE MELİH GÖKÇEK arasındaydı konu Kemal Kılıçdaroğlunun Melih Gökçek hakkındaki iddanamesiiydi kemal kılıçdaroğlu melih gökçeğim doğalgazdan milyonlarca lirayı belediye olarak cebe indirdiğini iddia ediyordu ve insanları sömürdüğünü haksızlıklar yaptıgını zorla belırlı bır sırketten belırlı seyler dogalgaz saatlerını aldırdıgı nı soyluyordu

kemal kılıçdaroğlu'nun sözünü keserek,sıksık terini silerek ysada bol bol terleyerek diyelim ve doğalgaz konusunu sürekli başka yönlere çekmeye çalışarak bu iddaalara insanlarıngözünde doğruluk payı bıraktı

Akabinde dogalgaza gel dogal konusundan sapma diiyerek Uğur Dündarıda Zor durumda bıraktıgını gözlemledim oda zor durumda kaldı türkiyenin en büyük belediyelerinden birinde başkanlık yapan bir adam bu ama hiçte belediye başkanına yakışır hareketler sergilemedi. Ankara Yerlisi olan Ankarada oturan kemal kılıçdaroğlu bu Durumları Görmüş Ve Arastırmıs dogruluk payı yuzde yuz gıbı gorunen bu olay butun ankaralıları ılgılendırıyor ancak bızım ulkemızde soysun ama genede bızım kı olsun dıyen bı toplum oldugu ıcın kemal kılıçdaroğlunu pek dınlemeyecekler gıbı gorunuyor zaten onuda secımlerde gorecegız.

GORUNEN OKİ KEMAL KILIÇDAROĞLU BU ÜLKE İÇİN İYİ BİRİ PARTİ OLARAK DÜŞÜNMÜYOR İŞİ SİZDE OTURUN DÜŞÜNÜN HEP SEÇİM YAKLAŞTIGINDA HALKINI DÜŞÜNEN BİR HÜKÜMET İSTEMİYORSANIZ SANDIGA GIDIN

18 Ekim 2008 Cumartesi

iyi mi kötü mü Teknoloji siz karar verin


teknoloji geliştikce hersey o adar kolaylasıyor kı hıc kusura bakmasınlar ben bı alman fırmasının urettıgı bıseyı duydum sen oturuyorsun ıcındekılerı klozate ddokuyorsun tuvalet selpagı kullanmyorsun o sana temızleyıp yıkayıp fırcalayıp godnerıyor D:

yanı demek sıtedıgım sey su cıddı cıddı artk hersey teknolojının elınde ısımız cok ama cok rahatlıoyr ama bı o kadarda tembellestırıyor ınsanları bu konuya nerden deyındım dıyeceksınız

surdan :

Hatay'da evine giren hırsızı İsviçreden fark edip ailesini uyardı

İsviçre’de bilgisayar mühendisi olarak çalışan bir kişi Hatay’ın Erzin ilçesinde oturan eşi ve üç çocuğunu, eve giren hırsızlardan koruyabilmek için kurduğu uyarı sistemi sayesinde, eve giren hırsızı anında haber alarak uyarıda bulundu.

Erzin İlçe Emniyet Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, Hürriyet Mahallesi’nde üç çocuğuyla birlikte yaşayan Fatma Okatar (33), eşi Oktay Okatar’ın (40) kurduğu uyarı sistemi sayesinde, gece eve giren hırsızın kaçmasını sağladı.

Kurduğu uyarı sistemi sayesinde Erzin’deki evine hırsızın girdiğini İsviçre’de fark eden Okatar, hemen eşi Fatma Okatar’ı aradı. Okatar eşine, "Evde hırsız var. Sakın korkmayın" diye uyarıda bulundu.

Bunun üzerine Fatma Okatar, salonda bulunan hırsızın korkup kaçması için yatak odasının ışığını yaktı. Evde birinin kalktığını anlayan hırsız, 100 YTL ile 2 cep telefonunu çalarak kaçtı.

Fatma Okatar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıl da evlerine hırsız girdiğini, dizüstü bilgisayarlarını çaldığını, bunun üzerine eşinin bu sistemi kurduğunu söyledi.

Sistem sayesinde eve giren hırsızın fotoğrafının çekildiğini ve bunun İsviçre’de olan eşinin bilgisayarına gönderildiğini anlatan Okatar, uyarı
sayesinde hem eşinin hem de kendilerinin huzur ve güven içinde olduklarını söyledi.

Güvenlik güçleri, sistem sayesinde fotoğrafı çekilen hırsızın kimliğini belirlemek için çalışma başlattı.


Haberimiz bu bu habere gore baktımda hersey o adkar kolaykı ısvıcreden adam buraya hıtap edebılıyor ya burayı kontrol edebılıyor ama bunun - yonlerı de var bır yakınımın sırketıne makına aldılar cok zekı japonlardan 100.000 bin ytl (Mlyr)
ve ıscılern normal yaptıkalrı sılerı goz onune alalım bırı kartonda bırı etıkette bırı naylonda bırı delık delmede vs vs ıste bu 100.000 YTL lık makına onların hepsını tek basına ve normal sureden daha da fazla bı hızla halledebılıyor sadece basında bır kısının komuta edebılecegı kullanabılecegı 1 veya 2 kısının olmasının yettıgı bır durum bu

ve ne oluyor adam ıstermı o kadar ksııye o kadar maas dagıtmak cope atıyormus gıbı gelır nıtekım buyuk fırmaların coguda teknolojıye ayak uyduruyorlar zorundalarda
ne oluyor zamanla ısten cıakrmalar ıssızlıkler nufusun gıt gıde cogalması teknolojının hızla dunyaya hakım olması kotu ye ısaret gıbı gorunuyor bence

ne sol ne sag ne meshep nede baska bır kavge mesajım su teknolojıyı yavaslatın bu hızla gıtmeye devam ederse dunyanın sonu daha hızlı gelecektır zaten asıl kıyamette bana gore herseyın bıtmesıdır kullanım cok uretıme gore tuketımde cok
hersey cok cok cok

cep telefonu cıkıyor gıdıp alıyorsun kutusunun acmasan bıle ıkıncı el dıye sdusuyor aldıktan bellı bı sure sonra canın sıkılıoyr yenısı cıkıoyr hemen ardından degıstırmek ıstıyorsun peynır eklek oldu artk

son bır mesaj daha ikincı el de cok ama cok kar lı bı ıs var bence atılın cunkı teknolojı ve ınsanların ne yaptıklarını bılmemelerı bu ıkıncı el sektorunu canlı tutuyor

04 Ekim 2008 Cumartesi

Dizi ekonomisi İŞTE SİZİN DURUMUNUZ


BİR DUNYA ANLATILACAK DURUM VAR AMA NE ANLATAYIM KI GUN BOYU OTURUP DIZI IZLEYENLER VE SIZIN SAYENIZDE DUNYANIN PARASINI KAZANANLAR NE DIYEBILRIIMKI BIR TARAFTADA AC INSANLAR

AFERIN MILLETIMIZE VATANIMIZA NE GUZEL YAA DIZI KOLIK OLMUS CIKMIS BUTUN TOPLUM KI GUNLUK DIZI CIKARTIYORLAR CIKAN DIZIDE BIR DAHA BITMEK BILMIYOR


tamamını okuyun bakalım neler oluyor

"Dizi ekonomisi" araştırması


Bölüm başına maliyetleri 100 ila 300 bin YTL arasında değişen televizyon dizilerinin, reklam ve sponsorluk gelirleriyle birlikte yaklaşık 1 milyar YTL’lik bir ekonomi ortaya çıkardığı belirtildi.
İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın (İSMMMO) yaptığı "Dizi ekonomisi" araştırmasına göre, 11 ulusal kanalda bu sezon 20’si yeni 63 yerli dizi yayınlanırken, reyting rekorları kıran diziler yapımcılarına da kanallara da kazandırıyor.
Yerli dizilerde son 3 yıldır adeta bir patlama yaşandığına dikkat çekilen araştırmaya göre, yerli diziler, yapımcısından yönetmenine, oyuncusundan senaristine kadar ekran önünde ve arkasında yaklaşık 150 bin kişiye istihdam olanağı sağlıyor.
Araştırmaya göre, bir dizinin bölüm çekimi maliyeti 100 ile 300 bin YTL arasında değişiyor. Buna dizilerin bölüm başına en az 300 bin YTL olan reklam gelirleri ve 10 ila 70 bin YTL arasında değişen ana sponsorluk gelirleri de eklendiğinde, yıllık en az 1 milyar YTL’lik bir dizi film ekonomisi ortaya çıkıyor.

100 KİŞİLİK EKİP

Araştırmaya göre, bir dizide ekran önünde ortalama 20 ila 30 oyuncu görev alırken, kamera arkasında bunun iki-üç katı bir teknik ekip bulunuyor. Stüdyoda görev alanlarla birlikte bir dizide görev alanların sayısı ortalama 60 ila 100 kişi arasında değişiyor.
Bir dizinin yapımında servisciden çaycıya, malzemeciden kuaföre kadar onlarca farklı mesleğe mensup çalışan görev alıyor.
Televizyon dizilerinin bölüm başına maliyeti, 60 bin YTL’den başlayıp 500 bin YTL’ye kadar çıkabiliyor. Ancak genel olarak sektör temsilcileri dizilerin bölüm başına maliyetinin 100 ila 300 bin YTL arasında değiştiği görüşünde birleşiyorlar.

OYUNCU ÜCRETLERİ

Bir dizide maliyetin yüzde 20’sini, başrol oyuncusunun ya da oyuncularının aldığı ücretler oluşturuyor. Bu da demek oluyor ki, başrol oyuncuları bölüm başına 10 ila 30 bin YTL arasında ücret alıyor.
Türkiye’de en çok kazanan dizi oyuncusu unvanını elinde bulunduran Kurtlar Vadisi’nde "Polat Alemdar’ rolünü oynayan Necati Şaşmaz’ın bölüm başına 75 bin YTL aldığı söyleniyor.
Dizilerde önemli rolleri genellikle tiyatro ve sinemadan gelen oyuncular oynuyor.
Sektörün figüran dahil her kademedeki oyuncu ihtiyacını ağırlıklı olarak cast (oyuncu) ajansları karşılıyor. 1990’lı yılların başında sayıları 5’i bulan cast ajanslarının sayısı bugün 100’ü geçiyor. Ancak bunların 20’si dizi sektöründe etkin olabiliyor.
Araştırmaya göre, cast ajanslarına kayıtlı oyuncu sayısının 50 bini bulduğu tahmin ediliyor. Avukattan ev hanımına, mühendisten öğretmene kadar farklı mesleklerden kişiler reklam, sinema ve dizilerde rol alıyor.
Profesyonel olarak oyunculuk mesleğini yapanlar genellikle menajerlik sistemiyle çalışıyor. Amatör olarak oyunculuk yapan insanların kazançları profesyonel oyuncularla kıyaslandığında düşük kalıyor.
İSMMO’nun araştırmasına göre, dizi sektörü büyürken sorunları da beraberinde büyüyor. Sektörün en büyük sorunu, 85 ila 120 dakika olarak çekilen dizi bölümler.
Avrupa’da diziler 45 dakika olarak çekilip yayınlanırken, Türkiye;de her bölüm bir sinema filmi uzunluğunda.

Araştırmaya göre, dizilerdeki ücretlerin dağılımı şöyle:

Yönetmen 5-15 bin YTL
Senarist 5-15 bin YTL
Müzisyen 2-8 bin YTL
Yönetmen yardımcısı 500-4 bin YTL
Başrol oyuncusu 10-30 bin YTL
Orta kademe oyuncu 5-10 bin YTL
Ünlü olmayan oyuncu 2-5 bin YTL
Diyaloglu bölüm oyuncusu 50-500 YTL
Ajanstan diyaloglu oyuncu 50-200 YTL
Ajanstan görüntü figüranı 20-30 YTL


Bazı televizyon kanalları, dizileri ’iç yapım’ olarak kendisi yapıyor ya da bağlı olduğu grubun yapım şirketine yaptırıyor. Ancak yerli dizilerin yüzde 90’ını yapım şirketleri yapıp, televizyonlara pazarlıyor.
Yapım şirketleri, dizilerin maliyetinin üstüne yüzde 20 ila 40 arasında değişen oranlarda kar koyarak, televizyon kanallarına satıyor.

İLK 3 BÖLÜM SEYİRCİ KAPMA BÖLÜMÜ

Yine aynı araştırmaya göre, yapımcılar, kanallarla genelde reyting anlaşması yapıyorlar. Yapımcılar için ilk üç bölüm genellikle "seyirciyi kapma bölümleri" olarak tabir ediliyor. Yapımcılar genellikle prime time;da (saat 20.00 ila 23.00 arası) 7 reyting garantisi vererek kanal yönetimleriyle el sıkışıyor.
Reyting arttıkça, yapımcıların da kanallardan bölüm başına aldıkları ücret artıyor.
Bölüm başına bütçeleri 100 ila 300 bin YTL arasında değişen diziler, yapımcılar açısından 10’uncu bölüme geldiğinde ancak maliyetini karşılamış oluyor. Ancak beklenilen reytingi alamayıp da erken yayından kaldırılan diziler, bu işe para koyan yapımcıları da zor durumda bırakıyor.

DİZİ BÜTÇESİ

Dizi bütçesinin yüzde 3 ila 5’i daha dizinin ön hazırlık aşamasında kullanılıyor. Bir dizi yayına girmeden 6 ila 8 ay önce ön hazırlıkları başlıyor. Yer, kostüm gibi ilk masraflar bu ön prodüksiyon bütçesinden kullanılıyor ve yapımcı şirketi tarafından ödeniyor.
Dizi çekilmeye başladıktan sonra, bütçenin yarısına yakını oyuncu kadrosuna gidiyor. Bütçenin yüzde 20 bölümünü yönetmen, senarist, müzisyen gibi yapım ekibi alıyor. Teknik ekibin aldığı pay yüzde 5 iken, ekipman, dekor-kostüm, film-kaset ücreti, post prodüksiyon ve prodüksiyon giderleri için harcanıyor.
Araştırmada, Türkiye’de dizi ve film çeken 150 aktif yönetmenin olduğu belirtiliyor. Dizi çeken yönetmenlerin ücretleri de çalıştığı kuruma ve dizinin yayınlanacağı kanala göre değişiyor.

USTA-ÇIRAK İLİŞKİSİ

Araştırmada ayrıca , son yıllarda dizilerin beklenmedik yükselişinin, yönetmen ve senarist açığını ortaya çıkardığına dikkat çekildi.
Özellikle yönetmen açığının reji asistanlığından kamera yönetmenliğine, oradan da görüntü yönetmenliğine uzanan bir usta-çırak ilişkisi içinde yetişenlerle çözülüyor.
Senarist ihtiyacını gidermek için de son dönemlerde birbiri ardına senaryo okulları açılıyor.
Senarist ücretleri, dizilerde haftada 5 ila 15 bin YTL arasında değişiyor.

DİZİ MÜZİKLERİ

Dizi müzikleri konusunu da ele alan araştırmaya göre, dizilerin seyirci tarafından sevilip tutulmasında önemi büyük olan dizi müzikleri için bölüm başına 2 ila 8 bin YTL arasında bir ücret ödeniyor.
Dizi ne kadar çok yayında kalırsa, müzik için alınan pay da artıyor.
Türkiye müzik piyasasının rakamsal büyüklüğünün 30 milyon YTL olduğu tahmin edilirkan, dizi müzikleri de pazardan ortalama yüzde 5 pay alıyor.

REKLAMIN ASLAN PAYI

Büyüklüğü yaklaşık 4.5 milyar YTL’yi bulan reklam sektörünün son yıllarda yeni büyüme araçlarından biri yerli diziler.
80 dakikalık bir dizinin arasına yaklaşık 30 dakikalık reklam alınıyor.
Reklam tarifeleri kanallara göre farklılık gösterse de, prime time’da yayınlanan dizi arasındaki reklamların saniye fiyatı 200 ile 400 YTL arasında değişiyor.
Televizyonların prime time’larının yüzde 80’ini diziler işgal ederken, prime time’daki reklam gelirleri ise televizyonlarının kazancının yüzde 70-80’ini oluşturuyor. En çok izlenen dizilerin 30 saniyelik reklam spotu 6-7 bin dolar.
Medya Takip Merkezi’nin 4-10 Ağustos 2008 tarihinde yaptığı bir çalışmaya da yer verilen araştırmaya göre, en çok reklam alan program tipleri arasında yerli dizilerin ezici bir üstünlüğü bulunuyor.

DİZİLERE SPONSORLUK

İSMMO’nun araştırmasına göre, dizilerin tek gelir kaynakları reklamlar değil. Sponsorluklar da dizi ekonomisinde önemli bir yer tutuyor. Ürünlerini marka yapmak ya da marka bilinirliklerini artırmak isteyen firmalar, tüketiciye kendilerini en hızlı tanıtma yollarından biri olarak yerli dizileri görüyor.
Bölüm başına 10 bin YTL ile başlayan ana sponsorluk, devam eden bölümlerde 70 bin TL’ye kadar çıkabiliyor.
Diziler bir ana sponsorun yanı sıra 40’a yakın da sponsor alabiliyor.
Son yıllarda mücevherat ve kuyum sektörünün dizilere ana sponsor oldukları dikkat çekerken, sıralı otogaz sistemlerinden gıdaya, ayakkabıdan yatağa kadar farklı sektörlerden de ana sponsor olmak için dizilere ilgi gösterdiği gözleniyor.
Diziler ayrıca, emlakçılık ve araç kiralama şirketlerine de yeni iş kapıları açıyor.
Dizilere mekan sağlayan emlakçılar, konaktan villaya, yalıdan ofise kadar birçok mekanı kiralıyor. Dizi mekanlarının günlük kirası 350 YTL’den başlıyor ve 6 bin dolara kadar çıkıyor. Kimi zaman bir dizinin bir bölümünde 20 ayrı mekan kullanılıyor.
Nostaljik diziler için ise İstanbul Boğazındaki yalılar rağbet görüyor. Günlük 500 YTL’ye kiralanabilen yalıların aylık kirası 20 bin YTL’yi buluyor.
Dizilerde mekan olarak devlete ait saray, müze, tarihi konak, park, köprü, sokak ve cadde gibi yerler de kullanılabiliyor. Bu mekanları kullanmak için de özel fiyat tarifeleri bulunuyor.

DİZİ TURİZMİ

Diziler kullanılan mekanlara direk katkı sağlarken, dizilerin çekildiği bölgeler geniş kitleler tarafından tanınıyor. Hatta yeni bir iç turizm hareketinin oluşmasına da neden oluyor. Dizilerle yeniden keşfedilen yerlerden biri Peribacaları diyarı Kapadokya.
Diziler çekildikleri yerlerde turizm hareketini artırırken, yöre halkı da figüran olarak dizilerde rol alıyor.

DİZİ İHRACATI

"Dizi ekonomisi" araştırmasına göre, yerli dizi sektöründeki büyüme, dizi ihracatını da beraberinde getirdi.
Bir zamanlar dizi ithal eden Türkiye, özellikle Ortadoğu ülkelerine dizi ihracatına başladı. Dubai’den 22 Arap ülkesine yayın yapan MBC (Middle East Broadcasting Center-Ortadoğu Yayıncılık Merkezi) adlı televizyon kanalı, Türk dizilerini ilk keşfeden televizyon kanalı oldu.
Ihlamurlar Altında ve Gümüş dizilerinin yayın haklarını satın alan MBC, izleyicilerin ilgisi sonucunda toplam 25 Türk dizisini daha satın aldı.
Her bir dizinin 200 ila 250 bin dolar arasında bir bedelle ihraç edildiği belirtiliyor.
1-19 Eylül 2008 tarihleri arasında tüm izleyici grubunun izlediği ilk 100 program içinde milli maçların olduğu günler hariç, en yüksek reytingi yerli diziler aldı.

Polis Jop kırsın adamın belinde emniyet Amiride Onaylasın




muglada yaşana olay kız arkadası beni tehdit etti diye ihbar edip suc duyurusunda bulunuyor
sonra karakola gıden adamıda bı guzel ıcerıde alkollu bahanesıyle dovuyrolar alkollu olsn genede dovemezzsın kardesım nerde yasıyoruz bu ne bıcım ıs yaa yeter artık ıgrenc bı dunya halıne gecmeye basladı bu dunya artık annesını kesen kucucuk cocuklara porno cektırmek

daha bı cogu bunlardan var dolandırıcısı hortumcusu hortumsuzu ne dıyelım yazık yaa dunya ya

01 Ekim 2008 Çarşamba

Yaa Bırakın Bu işleri Siz En iyisi




Yaa allahım bu ne ya saygıda duymuyorum artık mıllet vekılı olmuslar bakan olmuslar basbakan olmuslar

BABANE YA: E siz bırakın o zaman biz yapalım,bana ne dıyorlar kım banane dıyebılr ben-sen-o Bakan banane dıyemez sen bu ulkenın basına geldın bu ulkedekı duzenı saglamaya geldın senı oraya bu halk getırdı ne yaptıklarını bılmeyen halk getırdı sen babane dıyemzsn varmı boyle bısey ya bızı yoneteceksın ısıne glemeyen seye banene dıyeceksın yaa ılk okul cocukları banane dıyor
bır ınsanın banane demesı o kadar kı kotu bısey ya yorumsuz kalmak cevap verememek cok kotu bısey kı sız bu sunuz

adam cayı ıcıp banane bana bısey olmuyro kanser olmuyorum dıyrosa bunu yapan bır mıllet vekılı ıse bakanımızda bunu yapar

deniz feneri türkiye kökenli bir yardım kurulusu turkıyeden ne yapılacaksa yapılacak trılyonlar goturuldu yurt dısındakıler buldu kendılerıne aıt bısey olmadıgı halde bızım ulkemız ıse hala yardım tezgahları acmaya devam edıyor metrolarda sokaklarda denız fenerı dıye

bır dıger yandanda hala bırbırlerını kotuleyen ınsanlık ıcın hıc bırsey yapmayan mıllet velıkklerı var bırıde kalkıp bı gun su ınsan ac su ınsan darda bu ınsan bızım topraklarımızda yasıyor tc kımlık numaramızı tasıyor bız devletız bız neden devletız duzen kurulsun dıye ınsanlar basına buyruk yasamasın dıye haklar korunsun dıye canlar yanmasın dıye ancak goruyorum kı tam tersı sız olmasanız bız daha ıyı yasarız

bu ne yaa sıyasetcıler karar alıyor gurcıstanda oldugu gıbı bınlerce ınsanın canı yanıyor varmı boyle bırsey yazık yaa ınsanlarda halen bunu goremıyorlar

Mynet Haberlerim

Gündem Takip